Korkma Hepimiz Ölümlüyüz




Korkularımız,korktuklarımız ve kendimizi korkutuşlarımız..

       Amigdalamız üzerinde eksilttiğimiz oksitosinlerimiz...Ben; yarı bilimsel bu yazıyı yazarken anneannesinin tarhana yoğurmasına eşlik etmek isteyen oğlumla annemin tatlı kavgalarını duymaktayım şu anda..Ve oksitosinim o kadar yükselmekte ki;yüzümde ki gülücükle birlikte gözlerime de bir hüzün düşmekte.Çünkü zaman; akmak ta. Sesler, müzikler, renkler ,gözyaşları ,bağırışlar, tartışmalar ve gülüşler arasında saatlere yenik düşen bir insan bedeni.Bir an durup ,sesleri dinleyip ne kadar komik bir döngünün yolcusu olduğumuzu görmek.Bugün bu konuda sohbet edelim dedim....Bu yazıyı ;okuyorsanız, yaşınızı bilmemekle birlikte, 20 li yaşlar da pek idrak edilemeyen ,sanki hiç bitmeyecekmiş gibi sanılan bir  süre bu..Ve fakat yanınızda büyüyen yada yanınız da yaşlanan birileri varsa yolculukta olduğunuzu anlıyorsunuz..Babamın vefatı ile yüzleştiğim 20 li yaşlarımın sonu gibi..Şimdi asla 50 lere 60 lara dair uzun ve kadim hayaller kurmuyorum..Tembellik umursamazlık içinde de değilim bittabi ama benim planımdan üstün bir plan olduğunu, iliklerime kadar hissediyorum .O halde; neden bu soğuk suratlar ,hoşgörüsüzlük,insani öğeleri yitirmişliğimiz..dünyayı ve hastaları, mutsuzları, yoksulları mutlu etmek üzere neden değişim geçiremiyoruz.Hala homo erectus ,homo sapiens genlerine tutulumlu, içgüdüsel yaşamanın karanlığındayız..Zamanımızın mottosu bu..sanal oyunların blinç ve  armegeddon tuzağı aslında.Yaşamak için öldür...Klanlaş...Günümüz savaşları ve ırklar arası statülerin ilkel dönemlerimizde ki modern hali..

      İlk korkuyu nasıl yaşadık bilmiyorum,ki kutsal metinlere göre ilk korku Hz. Ademin yeryüzüne gönderilmesi ile yaşadığı korku olsa gerek. Bir derecelendirmeye tabi tutarsak belki de bir canlı türü olarak ,insan için muazzam bir korku eşiği..Ve devamında ki insanlık sürecinde ;insan gelişimine bakarsak korkularımızın şekillenmesi.Bebekken olmayan birçok korku ,daha sonrasında yine birbirimize yerleştirdiğimiz korkular..Daha çocukken ;annesinin sesini yükseltmesi akabinde elleri ile sanki kendisine vurulacakmış gibi kendini elleriyle korumaya çalışan çocuğun ,yerleşen refleksi..Daha evlenmeden ayrılma korkusu, daha işe başlamadan başarısız olacağı korkusu ,daha sınava girmeden kazanamayacağı korkusu..Bunları kim yerleştirdi bize..Bana yaratıcısal derseniz,ben de size bizler derim.Ve aklıma acımasızca 8 aylık alberta yapılan koşullu korku deneyi gelmekte...Üstelik deney yapıldıktan sonra ,koşullandırmayı, geriyede almayan vahşi bilim adamları...Evet korkularımız ne.?..Ne yapmalıyız?..Yoksa korkularımız sadece bir algıdan mı ibaret...kendimizi sosyal çevre ile şartlandırmamızmı bu karamsar hallerimiz....Yada  gerçek korku neye olandır?

       Oğlumun tarhana yoğurmuş minik ellerini yıkamalıyım..ve ona bolca oksitosin vermeliyim ki..ileride korku tabanlı ;anksiyete ve depresyon yaşamasın..ha benim korkum ne diye mi merak eylediniz...O da ben de kalsın az buçuk gizem olsun dimi..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

12 Adımda Yeni Bir Sen Olmaya Var Mısın?

Günlük hayatta kullanmamız gereken kelimeler...

Eski Türkiye'de Yaşadığım Bazı Rezillikler