Hatıraları hatırlamak


1963 yılı yazı
Muhtemelen aylardan Temmuz emin değilim
Babamın Ağrı Doğubayazıt ilçesine tayini çıktı
Dedemlerle koklaşa ağlaşa vedalaştık.
Yükledik eşyaları kamyona yola koyulduk.
Annem, babam, ablam ve ben. Bir de kamyon şöförü
En büyük ablam bizle gelmedi dedemlerle kaldı.
.
Yol ne kadar sürecek, kaç günde gidilecek, gittiğimiz yer nasıl bir yer, yeni evimiz nasıl bir ev hiç bir fikrim yok.
Çünkü ufağım
İstanbul’da doğmuşum, büyümeye başlamışım.
İlkokul çağına gelmiş birinci sınıfı da Kartal’da okumuşum.
Yeni şehirde yeni bir okula gideceğim ve ikinci sınıfta olacağım.
Bu da ayrı bir heyecan tabi.
.
Kamyon harıl hurul sesler çıkararak çalışıyor.
Şöförün hemen yanıbaşında diğer koltukla arasında tümsek bir yer var ses oradan geliyor.
Bir de acayip sıcaklık vuruyor insanın yüzüne.
Motormuş oradaki.
.
Hararet çoğalınca duruyor şöför amca, araba dinlenirken biz de durduğumuz yerleri inceliyoruz.
Kırlık, evlerin filan olmadığı bir yerde durmuşsak, etrafta kimsecikler olmadığı için hacet gidertiyor annem bize çünkü durulacak, wc ihtiyacını giderecek yerler yok yol üzerinde
Alışık değiliz buna.
Epey yürüyüp bir kaya ardı bulmaya çabalıyoruz, ya şoför amca görürse diye.
.
Yollar uzun, kıvrım kıvrım.
Git git bitmiyor.
Uyuyoruz anamın dizinde, uyanıyoruz yine o har hur kamyon gürültüsüyle. Sıcaktan bayılıp yine uyuyoruz.
Babam öndeki koltukta camdan kolunu sarkıtıyor, arada bir sigarasını tellendirerek şoför amcayla sohbet ediyor.
Biz hemen arkalarında kasayla şoför arasındaki dar alandayız işte.
Bir gün , iki gün , üç gün derken annemin yolluk olarak hazırladığı yiyecekler de tükendi.
Yol bitmiyor.
Hangi dağı tırmanıyoruz bilmiyorum.
Az kaldı diyor şoför amca. Şu dağın arkası Doğubayazıt.
O dağı tırmanırken yine ısınıyor motor çekiyor sağa.
“Eh kamyon da dinlenecek haliyle, Allah yapısı değil ki kul yapısı bu “diyor amca
.
Karnımız çok aç ve yiyecek yemekler bitmiş
Annem çantaları karıştırıyor.
Naylon torba henüz icadedilmemiş  :)
Bezden çantaların birinin dibinde taş kesmiş bir ekmek çıkıyor.
Hazine bulduk sanki hazine
Bir dağın tepesinde
Kuş uçmaz, kervan geçmez tek şeritli bozuk bir yolda, sabaha yakın bir saatte taş yemenin ne olduğunu bilir misiniz?
O ekmek nasıl da lezzetlidir
Taş gibi gözükse de nasıl yumuşak gelir insana
Ve bir ekmeği bölüşmenin hazzı unutulabilir mi?


Çiğdem Altınöz

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

12 Adımda Yeni Bir Sen Olmaya Var Mısın?

Günlük hayatta kullanmamız gereken kelimeler...

Eski Türkiye'de Yaşadığım Bazı Rezillikler